An-Naba Sûresi النبإ

40 âyet · Mekkî

An-Naba Sûresi'nde kaç âyet var?

An-Naba Sûresi, Kur'an'ın 114 sûresi içinde 78. sûredir ve 40 âyettir. Mekkî olarak sınıflandırılır.

Sûre numarası
78 / 114
Âyetler
40
Sınıflandırma
Mekkî

Güncelleme: 29 Ekim 2026. Tanzil Project (tanzil.net), quran-json.

Bu sûreyi kitapta oku →

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

عَمَّ يَتَسَآءَلُونَ ١

Birbirlerine neyi soruyorlar?

عَنِ ٱلنَّبَإِ ٱلْعَظِيمِ ٢

(İnanıp inanmamakta) büyük haberi mi?

ٱلَّذِى هُمْ فِيهِ مُخْتَلِفُونَ ٣

Ayrılığa düştükleri.

كَلَّا سَيَعْلَمُونَ ٤

Hayır! Anlayacaklar!

ثُمَّ كَلَّا سَيَعْلَمُونَ ٥

Yine hayır! Onlar anlayacaklar!

أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ مِهَٰدًا ٦

Biz, yeryüzünü bir döşek yapmadık mı?

وَٱلْجِبَالَ أَوْتَادًا ٧

Dağları da birer kazık.

وَخَلَقْنَٰكُمْ أَزْوَٰجًا ٨

Sizi çifter çifter yarattık.

وَجَعَلْنَا نَوْمَكُمْ سُبَاتًا ٩

Uykunuzu bir dinlenme kıldık.

وَجَعَلْنَا ٱلَّيْلَ لِبَاسًا ١٠

Geceyi bir örtü yaptık.

وَجَعَلْنَا ٱلنَّهَارَ مَعَاشًا ١١

Gündüzü de çalışıp kazanma zamanı yaptık.

وَبَنَيْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعًا شِدَادًا ١٢

Üstünüzde yedi kat sağlam göğü bina ettik.

وَجَعَلْنَا سِرَاجًا وَهَّاجًا ١٣

(Orada) alev alev yanan bir kandil yarattık.

وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلْمُعْصِرَٰتِ مَآءً ثَجَّاجًا ١٤

Üst üste yığılıp sıkışan bulutlardan şarıl şarıl akan sular indirdik.

لِّنُخْرِجَ بِهِۦ حَبًّا وَنَبَاتًا ١٥

Size tohumlar, bitkiler; (ağaçları) yetiştirmek için,

وَجَنَّٰتٍ أَلْفَافًا ١٦

sarmaş dolaş olmuş bağlar ve bahçeler yetiştirmek için.

إِنَّ يَوْمَ ٱلْفَصْلِ كَانَ مِيقَٰتًا ١٧

Şüphesiz hüküm günü vakit olarak belirlenmiştir.

يَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ فَتَأْتُونَ أَفْوَاجًا ١٨

Sûr'a üflendiği gün, bölük bölük Allah’a gelirsiniz;

وَفُتِحَتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتْ أَبْوَٰبًا ١٩

gökyüzü açılır ve orada pek çok kapılar oluşur,

وَسُيِّرَتِ ٱلْجِبَالُ فَكَانَتْ سَرَابًا ٢٠

dağlar yürütülür, serap haline gelir.

إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتْ مِرْصَادًا ٢١

Şüphesiz, cehennem pusuda beklemektedir.

لِّلطَّٰغِينَ مَـَٔابًا ٢٢

Azgınların barınağı olacak,

لَّٰبِثِينَ فِيهَآ أَحْقَابًا ٢٣

(Azgınlar) orada çağlar boyu kalırlar,

لَّا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرْدًا وَلَا شَرَابًا ٢٤

orada bir serinlik ya da (susuzluk gideren) bir içecek tatmazlar,

إِلَّا حَمِيمًا وَغَسَّاقًا ٢٥

kaynar su ve irin tadarlar.

جَزَآءً وِفَاقًا ٢٦

Ancak (dünyada yaptıklarına) uygun karşılık olarak.

إِنَّهُمْ كَانُوا۟ لَا يَرْجُونَ حِسَابًا ٢٧

Çünkü onlar hesap gününü (geleceğini) ummazlardı.

وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا كِذَّابًا ٢٨

Bizim âyetlerimizi yalanladıkça yalanlamışlardı.

وَكُلَّ شَىْءٍ أَحْصَيْنَٰهُ كِتَٰبًا ٢٩

Biz ise her şeyi bir kitapta sayıp yazmışızdır.

فَذُوقُوا۟ فَلَن نَّزِيدَكُمْ إِلَّا عَذَابًا ٣٠

Tadın! Bundan sonra yalnızca azabınızı arttıracağız.

إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ مَفَازًا ٣١

Şüphesiz takvâ sahipleri için umulanı buldukları yer,

حَدَآئِقَ وَأَعْنَٰبًا ٣٢

bahçeler, üzüm bağları,

وَكَوَاعِبَ أَتْرَابًا ٣٣

göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar,

وَكَأْسًا دِهَاقًا ٣٤

içki dolu kâseler vardır.

لَّا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلَا كِذَّٰبًا ٣٥

Onlar orada ne boş bir lâkırdı ne de yalan işitirler.

جَزَآءً مِّن رَّبِّكَ عَطَآءً حِسَابًا ٣٦

Bunlar Rabbinin yeterli bir bağışı, mükâfatıdır.

رَّبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ٱلرَّحْمَٰنِ لَا يَمْلِكُونَ مِنْهُ خِطَابًا ٣٧

O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir. O, rahmândır. O gün insanlar O'na karşı konuşmaya yetkili değillerdir.

يَوْمَ يَقُومُ ٱلرُّوحُ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ صَفًّا لَّا يَتَكَلَّمُونَ إِلَّا مَنْ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحْمَٰنُ وَقَالَ صَوَابًا ٣٨

Ruh (Cebrail) ve melekler saf saf olup durduğu gün, Rahmân’ın izin verdiklerinden başkaları konuşmazlar; konuşan da doğruyu söyler.

ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمُ ٱلْحَقُّ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ مَـَٔابًا ٣٩

İşte o, kesin olarak gelecek gündür. O halde dileyen Rabbine varan bir yol tutsun.

إِنَّآ أَنذَرْنَٰكُمْ عَذَابًا قَرِيبًا يَوْمَ يَنظُرُ ٱلْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ ٱلْكَافِرُ يَٰلَيْتَنِى كُنتُ تُرَٰبًۢا ٤٠

Biz, yakın bir azap ile sizi uyardık. O gün kişi önceden yaptıklarına bakacak ve inkârcı kişi: «Keşke toprak olsaydım!» diyecektir.

Kur'an'ı çevrimiçi okumayla ilgili sorular

An-Naba Sûresi Mekkî mi Medenî mi?

An-Naba Sûresi, bu okuyucunun kullandığı verilerde (Tanzil) Mekkî olarak sınıflandırılmıştır.

An-Naba Sûresi'nden önce ve sonra hangi sûreler gelir?

Sıralamada önce: Al-Mursalat, sonra: An-Nazi'at.

An-Naba Sûresi'ni kendi dilimde okuyabilir miyim?

Evet. Metnin üstünden 81 dildeki 130 meal arasından seçin veya yalnızca Arapça metni okuyun.

An-Naba Sûresi'ni dinleyebilir miyim?

Evet. Âyet âyet dinlemek için «Sûreyi dinle»ye veya bir âyetin yanındaki oynat düğmesine basın. 50 kâriden birini seçin; kayıtlar yalnızca oynata bastığınızda EveryAyah.com'dan aktarılır.

Arapça metin: Tanzil Project (tanzil.net), değiştirilmeden kullanılmıştır. Meal: Dr. Ali Ozek and others (QuranEnc.com, version 1.0.0), değiştirilmeden. Veri: quran-json (CC BY-SA 4.0). Tilavetler: EveryAyah.com (yalnızca oynat'a bastığınızda aktarılır). Kaynaklar ve lisanslar