Al-Haqqah Sûresi الحاقة

52 âyet · Mekkî

Al-Haqqah Sûresi'nde kaç âyet var?

Al-Haqqah Sûresi, Kur'an'ın 114 sûresi içinde 69. sûredir ve 52 âyettir. Mekkî olarak sınıflandırılır.

Sûre numarası
69 / 114
Âyetler
52
Sınıflandırma
Mekkî

Güncelleme: 29 Ekim 2026. Tanzil Project (tanzil.net), quran-json.

Bu sûreyi kitapta oku →

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

ٱلْحَآقَّةُ ١

Gerçekleşecek olan;

مَا ٱلْحَآقَّةُ ٢

(Evet) nedir o gerçekleşecek olan?

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْحَآقَّةُ ٣

Gerçekleşecek olanın (kıyametin) ne olduğunu sen nereden bileceksin?

كَذَّبَتْ ثَمُودُ وَعَادٌۢ بِٱلْقَارِعَةِ ٤

Semûd ve Ad kavimleri, kapılarını çalacak felâketi (kıyameti) yalan saymışlardı.

فَأَمَّا ثَمُودُ فَأُهْلِكُوا۟ بِٱلطَّاغِيَةِ ٥

Semûd'a gelince: Onlar pek zorlu (bir sarsıntı) ile helâk edildiler.

وَأَمَّا عَادٌ فَأُهْلِكُوا۟ بِرِيحٍ صَرْصَرٍ عَاتِيَةٍ ٦

Ad kavmi ise, uğultulu, kasıp kavuran bir fırtına ile mahvedildiler.

سَخَّرَهَا عَلَيْهِمْ سَبْعَ لَيَالٍ وَثَمَٰنِيَةَ أَيَّامٍ حُسُومًا فَتَرَى ٱلْقَوْمَ فِيهَا صَرْعَىٰ كَأَنَّهُمْ أَعْجَازُ نَخْلٍ خَاوِيَةٍ ٧

Allah onu, ardarda yedi gece, sekiz gün onların üzerine musallat etti. Öyle ki (eğer orada olsaydın), o kavmi, içi boş hurma kütükleri gibi oracıkta yere serilmiş halde görürdün.

فَهَلْ تَرَىٰ لَهُم مِّنۢ بَاقِيَةٍ ٨

Şimdi sen, onlardan, orada kalmış herhangi bir şey görüyor musun?

وَجَآءَ فِرْعَوْنُ وَمَن قَبْلَهُۥ وَٱلْمُؤْتَفِكَٰتُ بِٱلْخَاطِئَةِ ٩

Firavun, ondan öncekiler ve altı üstüne getirilen beldeler halkı (Lût kavmi) hep o günahı (şirki) işlediler.

فَعَصَوْا۟ رَسُولَ رَبِّهِمْ فَأَخَذَهُمْ أَخْذَةً رَّابِيَةً ١٠

Böylece Rablerinin peygamberlerine karşı geldiler, O da onları pek şiddetli bir şekilde yakalayıverdi.

إِنَّا لَمَّا طَغَا ٱلْمَآءُ حَمَلْنَٰكُمْ فِى ٱلْجَارِيَةِ ١١

Şüphesiz, su bastığı vakit sizi gemide biz taşıdık;

لِنَجْعَلَهَا لَكُمْ تَذْكِرَةً وَتَعِيَهَآ أُذُنٌ وَٰعِيَةٌ ١٢

onu sizin için bir ibret ve öğüt yapalım ve belleyici kulaklar onu bellesin diye.

فَإِذَا نُفِخَ فِى ٱلصُّورِ نَفْخَةٌ وَٰحِدَةٌ ١٣

Artık Sûr'a bir defa üflendiği,

وَحُمِلَتِ ٱلْأَرْضُ وَٱلْجِبَالُ فَدُكَّتَا دَكَّةً وَٰحِدَةً ١٤

yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine tek çarpışla çarpılıp darmadağın edildiği zaman,

فَيَوْمَئِذٍ وَقَعَتِ ٱلْوَاقِعَةُ ١٥

işte o gün olacak olur (kıyamet kopar).

وَٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَهِىَ يَوْمَئِذٍ وَاهِيَةٌ ١٦

Gök de yarılır ve artık o gün o, çökmeye yüz tutar.

وَٱلْمَلَكُ عَلَىٰٓ أَرْجَآئِهَا وَيَحْمِلُ عَرْشَ رَبِّكَ فَوْقَهُمْ يَوْمَئِذٍ ثَمَٰنِيَةٌ ١٧

Melekler onun (göğün) etrafındadır. O gün Rabbinin arşını, bunların da üstünde sekiz (melek) yüklenir.

يَوْمَئِذٍ تُعْرَضُونَ لَا تَخْفَىٰ مِنكُمْ خَافِيَةٌ ١٨

(Ey insanlar!) O gün (hesap için) huzura alınırsınız; size ait hiçbir sır gizli kalmaz.

فَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَٰبَهُۥ بِيَمِينِهِۦ فَيَقُولُ هَآؤُمُ ٱقْرَءُوا۟ كِتَٰبِيَهْ ١٩

Kitabı sağ tarafından verilen: "Alın, kitabımı okuyun;

إِنِّى ظَنَنتُ أَنِّى مُلَٰقٍ حِسَابِيَهْ ٢٠

doğrusu ben, hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum," der.

فَهُوَ فِى عِيشَةٍ رَّاضِيَةٍ ٢١

Hoşnut kalacağı bir hayat içindedir.

فِى جَنَّةٍ عَالِيَةٍ ٢٢

Artık yüce bir cennette

قُطُوفُهَا دَانِيَةٌ ٢٣

o, meyveleri sarkmış,

كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَآ أَسْلَفْتُمْ فِى ٱلْأَيَّامِ ٱلْخَالِيَةِ ٢٤

(Onlara denir ki:) Geçmiş günlerde işlediklerinize (iyi amellerinize) karşılık, âfiyetle yiyin, için.

وَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَٰبَهُۥ بِشِمَالِهِۦ فَيَقُولُ يَٰلَيْتَنِى لَمْ أُوتَ كِتَٰبِيَهْ ٢٥

Kitabı sol tarafından verilene gelince, o: Keşke, der, bana kitabım verilmeseydi de,

وَلَمْ أَدْرِ مَا حِسَابِيَهْ ٢٦

hesabımın ne olduğunu bilmeseydim!

يَٰلَيْتَهَا كَانَتِ ٱلْقَاضِيَةَ ٢٧

Keşke onunla (ölümümle) her iş olup bitseydi!

مَآ أَغْنَىٰ عَنِّى مَالِيَهْ ٢٨

Malım bana hiç fayda sağlamadı;

هَلَكَ عَنِّى سُلْطَٰنِيَهْ ٢٩

saltanatım da benden (koptu), yok olup gitti.

خُذُوهُ فَغُلُّوهُ ٣٠

Onu yakalayın da, (ellerini boynuna) bağlayın;

ثُمَّ ٱلْجَحِيمَ صَلُّوهُ ٣١

sonra alevli ateşe atın onu!

ثُمَّ فِى سِلْسِلَةٍ ذَرْعُهَا سَبْعُونَ ذِرَاعًا فَٱسْلُكُوهُ ٣٢

Sonra da onu yetmiş arşın uzunluğunda bir zincir içinde oraya sokun!

إِنَّهُۥ كَانَ لَا يُؤْمِنُ بِٱللَّهِ ٱلْعَظِيمِ ٣٣

Çünkü o, ulu Allah'a iman etmezdi,

وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ ٣٤

Yoksulu doyurmaya teşvik etmezdi.

فَلَيْسَ لَهُ ٱلْيَوْمَ هَٰهُنَا حَمِيمٌ ٣٥

Bu sebeple, bugün burada onun candan bir dostu yoktur.

وَلَا طَعَامٌ إِلَّا مِنْ غِسْلِينٍ ٣٦

Kanlı irinden başka yiyeceği de yoktur.

لَّا يَأْكُلُهُۥٓ إِلَّا ٱلْخَٰطِـُٔونَ ٣٧

Ancak günahkârların yediği...

فَلَآ أُقْسِمُ بِمَا تُبْصِرُونَ ٣٨

Görebildikleriniz üzerine yemin ederim ki

وَمَا لَا تُبْصِرُونَ ٣٩

ve göremedikleriniz.

إِنَّهُۥ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍ ٤٠

Hiç şüphesiz o (Kur'an), çok şerefli bir elçinin sözüdür.

وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَاعِرٍ قَلِيلًا مَّا تُؤْمِنُونَ ٤١

Ve o, bir şair sözü değildir. Ne de az iman ediyorsunuz!

وَلَا بِقَوْلِ كَاهِنٍ قَلِيلًا مَّا تَذَكَّرُونَ ٤٢

Bir kâhin sözü de değildir (o). Ne de az düşünüyorsunuz!

تَنزِيلٌ مِّن رَّبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ ٤٣

(O), âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.

وَلَوْ تَقَوَّلَ عَلَيْنَا بَعْضَ ٱلْأَقَاوِيلِ ٤٤

Eğer o (Muhammed) bize atfen bazı sözler uydurmuş olsaydı,

لَأَخَذْنَا مِنْهُ بِٱلْيَمِينِ ٤٥

elbette onu kıskıvrak yakalardık.

ثُمَّ لَقَطَعْنَا مِنْهُ ٱلْوَتِينَ ٤٦

Sonra onun can damarını koparırdık (onu yaşatmazdık).

فَمَا مِنكُم مِّنْ أَحَدٍ عَنْهُ حَٰجِزِينَ ٤٧

Hiçbiriniz buna mâni de olamazdınız.

وَإِنَّهُۥ لَتَذْكِرَةٌ لِّلْمُتَّقِينَ ٤٨

Doğrusu o (Kur'an), takvâ sahipleri için bir öğüttür.

وَإِنَّا لَنَعْلَمُ أَنَّ مِنكُم مُّكَذِّبِينَ ٤٩

İçinizde (onu) yalan sayanlar bulunduğunu şüphesiz bilmekteyiz.

وَإِنَّهُۥ لَحَسْرَةٌ عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ ٥٠

Muhakkak o, kâfirler için bir iç yarasıdır

وَإِنَّهُۥ لَحَقُّ ٱلْيَقِينِ ٥١

ve o, gerçekten kat'î bilginin ta kendisidir.

فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ ٥٢

O halde,Yüce Rabbinin adını yüceltip noksanlıklardan tenzih et.

Kur'an'ı çevrimiçi okumayla ilgili sorular

Al-Haqqah Sûresi Mekkî mi Medenî mi?

Al-Haqqah Sûresi, bu okuyucunun kullandığı verilerde (Tanzil) Mekkî olarak sınıflandırılmıştır.

Al-Haqqah Sûresi'nden önce ve sonra hangi sûreler gelir?

Sıralamada önce: Al-Qalam, sonra: Al-Ma'arij.

Al-Haqqah Sûresi'ni kendi dilimde okuyabilir miyim?

Evet. Metnin üstünden 81 dildeki 130 meal arasından seçin veya yalnızca Arapça metni okuyun.

Al-Haqqah Sûresi'ni dinleyebilir miyim?

Evet. Âyet âyet dinlemek için «Sûreyi dinle»ye veya bir âyetin yanındaki oynat düğmesine basın. 50 kâriden birini seçin; kayıtlar yalnızca oynata bastığınızda EveryAyah.com'dan aktarılır.

Arapça metin: Tanzil Project (tanzil.net), değiştirilmeden kullanılmıştır. Meal: Dr. Ali Ozek and others (QuranEnc.com, version 1.0.0), değiştirilmeden. Veri: quran-json (CC BY-SA 4.0). Tilavetler: EveryAyah.com (yalnızca oynat'a bastığınızda aktarılır). Kaynaklar ve lisanslar